
Taşeron, Kantin, Kiracı ve Alt İşveren Zincirinde Tazminat Sorumluluğu
Yangın ve tahliye kazalarından sonra en sık karşılaşılan durumlardan biri, işletmeler arasındaki sorumluluğun birbirine atılmasıdır. Okul kantini, AVM içi işletme, taşeron temizlik firması, özel güvenlik hizmeti, catering firması veya kiracı işletmelerde meydana gelen yangın ve tahliye kazalarında taraflar genellikle şu savunmayı yapmaktadır:
“Alan benim değil”, “Personel bana bağlı değil”, “Bu benim faaliyetim değil”.
Ancak uygulamada mahkemeler bu zinciri kırmamakta, sorumluluğu yalnızca kazanın çıktığı noktaya değil, organizasyonun tamamına yaymaktadır.
Asıl İşveren – Alt İşveren Müşterek Sorumluluğu
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca, asıl işveren ile alt işveren arasında müşterek ve müteselsil sorumluluk bulunmaktadır. Bu sorumluluk yalnızca çalışanlara karşı değil, işyerinde bulunan herkes için geçerlidir.
Yangın ve tahliye kazalarında mahkemeler şu hususlara birlikte bakar:
-
Alanın kime ait olduğu
-
Faaliyetin kimin adına yürütüldüğü
-
İSG organizasyonunun kim tarafından kurulduğu
-
Acil çıkış ve tahliye planlarının kim tarafından belirlendiği
Alt işverenin veya taşeronun hatası, çoğu durumda asıl işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Aksine, yeterli denetim yapılmamışsa asıl işverenin kusur oranı artabilir.
“Alan Benim Değil” Savunmasının Geçersizliği
Yangın ve tahliye kazalarında en sık yapılan savunmalardan biri, kazanın meydana geldiği alanın kiracıya, kantinciye veya taşerona ait olduğu yönündedir. Ancak yargı uygulamalarında bu savunma tek başına geçerli kabul edilmez.
Mahkemeler ve bilirkişiler şu soruları esas alır:
-
Acil çıkışlar ve kaçış yolları kimin kontrolündeydi
-
Tahliye organizasyonu merkezi mi, parçalı mıydı
-
Eğitim ve tatbikatlar kim tarafından sağlandı
-
Denetimler düzenli yapıldı mı
Bu sorulara net ve belgeli cevap verilemiyorsa, alanın kiralık olması veya hizmetin taşeron tarafından verilmesi, tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Okul Kantinleri, Yurtlar ve Eğitim Alanlarında Tazminat Zinciri
Okullar, öğrenci yurtları, kurs merkezleri ve bu alanların içerisindeki kantinler, yemekhaneler ve catering hizmetleri; yangın ve tahliye kazaları açısından yüksek riskli sektörler arasında yer almaktadır.
Bu alanlarda:
-
Öğrenci yoğunluğu yüksektir
-
Tahliye süresi daha kısadır
-
Çocuklar ve gençler panik anında yönlendirmeye ihtiyaç duyar
Okul kantinlerinde veya yemek hizmeti verilen alanlarda meydana gelen yangınlarda, kantin işletmecisi ile okul yönetimi arasındaki sözleşme, tazminat sorumluluğunu tek başına belirlemez. Mahkemeler, özen yükümlülüğünü esas alır.
Eğer okul yönetimi:
-
Acil çıkışların açık ve kullanılabilirliğini denetlememiş
-
Kantin personelinin tahliye eğitimini sağlamamış
-
Ortak alan tahliye planlarını uygulamamış
ise, tazminat sorumluluğu yalnızca kantinciye bırakılmaz.
Catering, Yemekhane ve Toplu Yemek Hizmetlerinde İSG Riski
Catering firmaları ve toplu yemek hizmetleri, özellikle gaz, elektrik ve yanıcı yağ kullanımı nedeniyle yangın riskinin yoğun olduğu alanlardır. Bu hizmetlerin okul, yurt, hastane, fabrika veya AVM içerisinde verilmesi durumunda, sorumluluk zinciri daha da genişler.
Yangın sonrası yapılan değerlendirmelerde şu hususlar incelenir:
-
Mutfak alanlarının kim tarafından kontrol edildiği
-
Gaz ve elektrik tesisatının bakım sorumluluğu
-
Personelin yangın ve tahliye eğitim durumu
-
Acil çıkışların mutfak alanından erişilebilirliği
Bu unsurların eksikliği hâlinde, yalnızca catering firması değil, hizmetin verildiği ana işletme de tazminat zincirine dahil edilir.
Özel Güvenlik, Temizlik ve Teknik Servis Taşeronlarının Rolü
Yangın ve tahliye kazalarında taşeron olarak görev yapan güvenlik, temizlik ve teknik servis firmalarının rolü de ayrıca değerlendirilir. Özellikle özel güvenlik personelinin acil durumlarda yönlendirme yapması beklenirken, bu personelin eğitimsiz olması kusur değerlendirmesini ağırlaştırır.
Mahkeme ve bilirkişi raporlarında şu tespitler sıkça yer almaktadır:
-
Güvenlik personelinin tahliye prosedürlerini bilmemesi
-
Temizlik personelinin kaçış yollarını kapatması
-
Teknik servis faaliyetlerinin yangın riskini artırması
Bu durumlar, taşeron firmanın kusurunu doğurmakla birlikte, asıl işverenin yetersiz denetim sorumluluğunu da gündeme getirir.
Sigorta Şirketlerinin Rücu Uygulamaları
Sigorta şirketleri, yangın ve tahliye kazalarında tazminat ödemesi yaptıktan sonra kusurlu taraflara rücu edebilir. Rücu sürecinde yalnızca kazaya doğrudan sebep olan işletme değil, organizasyon zincirindeki diğer sorumlular da hedef alınabilir.
Özellikle şu durumlarda rücu ihtimali artar:
-
İSG denetimleri yapılmamışsa
-
Eğitim ve tatbikatlar eksikse
-
Acil çıkışlar kapalıysa
-
Ortak alanlarda organizasyon kusuru varsa
Bu nedenle taşeron, kantin, kiracı ve ana işletme arasındaki sözleşmeler, İSG sorumluluğunu fiilen ortadan kaldırmaz.
İSG Yönetimi Olmayan Zincirlerde Tazminat Riski
Yangın ve tahliye kazalarında tazminat riskinin en yüksek olduğu yapılar, İSG yönetimi parçalı ve dağınık olan işletmelerdir. Herkesin kendi alanından sorumlu olduğu, ancak ortak bir tahliye ve güvenlik organizasyonunun bulunmadığı yapılarda, kusur oranı zincirleme şekilde artmaktadır.
Bu tür yapılarda yaşanan kazalar sonrasında:
-
Sigorta ödemeleri sınırlanmakta
-
Tazminat davaları büyümekte
-
Ceza soruşturmaları zincirleme ilerlemektedir

